Ana Sayfa / Genel / Hipnoz Nedir Nasıl Yapılır


Hipnoz Nedir Nasıl Yapılır

HİPNOZ NEDİR? HİPNOZ NE DEĞİLDİR?

HİPNOZ NEDİR? HİPNOZ NE DEĞİLDİR?

 

“Hipnoz bir uyku durumu değildir.”

Bilinenin aksine hipnoz bir uyku durumu değildir. Her ne kadar hipnoz yapılırken “uyu, derin uyu” gibi kalıplar kullanılsa ve bu kalıplar hipnozun oluşumunda çok etkili olsa da, hipnozun bir uyku durumu olmadığı artık biliniyor.
Aslında hipnoz uykunun tam tersi bir durumdur. Bir şekille ifade edersek, örneğin; uykunun bulunduğu duruma x dersek, bilinçli halinize yani bu yazıyı okuduğunuz, anladığınız ve algıladığınız duruma da y dersek, hipnoz uykunun tam aksi yönünde, yani b de yer almaktadır.

İnsanların bu iki farklı durumu bir birine benzetmelerinin temel nedeni; fiziksel benzerliklerin çok fazla olmasından kaynaklanır. Fiziksel tepkiler ve hisler açısından uykuya dalmış bir kişiyle, hipnotik bir transa girmiş kişi arasında çok fazla benzerlik vardır.
Örneğin; hipnozdan çıkan biri, esneme, gerinme, üstünde bir ağırlık hissi, uyuşukluk gibi uykudan uyanan birinin gösterdiği tepkileri gösterdiği için, hipnozun uyku durumu olduğu inancı ortaya çıkmıştır.
Uykuya dalma öncesinde ki belirtilerle, hipnoz halindeki belirtiler de oldukça bir birine yakındır.
Bu ve benzeri birçok görünüşteki benzerlik nedeniyle insanların uyku hali ile hipnoz arasında bir aynılık ya da ilişki olduğunu düşünmeleri doğaldır.
Hipnozun isim babası İngiliz doktor J. Braid; uyku ile fiziksel benzerlikler nedeniyle yunan mitolojisindeki uyku tanrıçasının(hypnose) adından yola çıkarak bu ismi koymuştur.
Hipnozun uyku ile ilişkilendirilme nedenlerinden biri de; hipnoz telkinleri içinde “daha derin uyu…derin…daha derin…” gibi uykuya ait telkinleri bulunmasıdır. Bu telkinler uyumayla ilgilidir ama kişileri uykuya değil, hipnoza götürür.
Kısaca hipnoz bir uyku hali değil, tam tersinde derin bir uyanıklık halidir. Bu derin uyanıklık süresince kişi uykuya benzer bir şekilde dış dünyadaki uyarıcıların bazılarına kendini kapatsa da, kendi iç dünyasına yönelik derin bir algılayışa sahiptir. Hipnoz, iç dünyanıza yönelik derin bir uyanıklık ve farkındalık halidir.

“Hipnoz Bilinçsizlik Durumu Değildir.”

Hipnoz nasıl ki bir uyku durumu değilse, bilinçsizlik durumu da değildir.
Zihninizi bilinç ve bilinçaltı diye iki şekilde değerlendirirseniz, bilinçli durum, günlük hayatınızı sürdürdüğünüz, algıladığınız ve bazı tepkilerinizi verdiğiniz bölümdür. Bilinçaltı ise zihninizin deposu gibidir. Bilincin vermiş olduğu kararları hayata geçiren, programlara dönüştüren bir uygulayıcıdır. Kapasitesi ve potansiyeli ise bilinçten kat kat fazla olan, her anlamda yaşantınızdaki her kaydın tutulduğu arşivinizdir.
Zihninizi bir buz dağına benzetirseniz, buz dağının üstü bilinç, alta kalan görülmeyen büyük bölüm ise bilinçaltıdır.
Hipnoz sırasında bilinçten, bilinçaltına inilir. Yani; bilinç yok olmaz, kaybolmaz, varlığını sürdürmeye devam eder. Hipnoz sırasında her şeyi duymanız ve bilincinin farkındalığını devam ettirmesi mümkündür.
Çoğunlukla ilk kez hipnoz olan insanların büyük bölümü bu farkındalığa sahip oldukları için; “ben hipnoz olmadım” diye savunmaya geçerler. Halbuki, hipnozda bilinçsiz olmama, bilincini kaybetme durumu söz konusu değildir. Hipnoz sırasında insanların bilinçli olması gayet normaldir.
Tabi, halk arasında; “hipnoza giren kişi bilincini tamamen yitirecek, hiçbir şey hatırlamayacak ve kendini kaybedecek” gibi bir inanış da vardır. Bu inanış kişilerin hipnozun ne olduğunu tam olarak kavrayamamasından ortaya çıkmakta ve hiç bir şey hatırlamama beklentisiyle transa giren kişi, yaşadıklarını hatırlayınca hipnoz olmadığını sanmaktadır.
Bazen insanlar; “Halen bir şeyler duyup, hissedebildiğim için transa girmemiş olduğumu düşünüyorum” derler. Oysa hiç ses duymazsanız ve hiçbir şey hissetmiyorsanız, ölmüşsünüzdür, bu farklı bir durumdur. Hipnoz da ise sesini duyduğunuz, gördüğünüz ve hissettiğiniz şeyler fiilen çoğalır.
Hipnozun dinamiklerini bilmeyen birinin, sadece filmlere ya da hipnoz şovlarına bakarak böyle karar vermesinin nedeni; derin hipnoz sırasında ortaya çıkan veya çıkarılabilen bir durumdan kaynaklanmaktadır. Bu duruma “amnezi” denir. Amnezi yaşayan insanlar kısa süreliğine hipnoz sırasında gerçekleşenleri hatırlayamayabilirler. Ama bu hatırlayan kişinin transa girmediği anlamına gelmez.
İlk kez trans deneyimi yaşayan ya da hafif-orta düzey transa girmiş birinde amnezi gerçekleşmeyebilir. Ancak derin transta kişi kendiliğinden ya da hipnotistin verdiği komut sonucunda yaşadıklarını unutabilir.

“Hipnoz Kendini Kaybetme, İstenmeyen Davranışları Yapma Durumu değildir.”

Kendimi kaybeder miyim? Abuk sabuk şeyler yapar mıyım? Acaba asla anlatmak istemediğim sırlarımı söyler miyim? Gibi endişeler hipnoz dendiği zaman, insanların ilk aklına gelen düşüncelerdir.
Bilinçaltınızın iki temel görevi vardır. Bunlardan biri sizi mutlu etmek, diğeri de korumaktır.
Tabii bu iki görevini gerçekleştirirken bilinçli ya da bilinçaltında olmanıza aldırmaksızın görevini icra etmeye devam eder. Örneğin sizi korumasının gerekmediği her durumdan mutluluk çıkarmaya çalışır. Ama sizi her hangi bir şekilde tehlike altında görürse, ya da sizin genel çıkarlarına aykırı bir durumla karşı karşıya kalırsa, hemen korumaya geçer.
Hipnozdayken sizin çıkarlarına aykırı düşecek bir eylemde bulunmanız için size bir telkinde bulunulursa, bilinçaltınız bunun gerçekleşmesine izin vermez. Örneğin; “git kendini pencereden aşağı at” dendiğinde, eğer sizin intihar etmeye bir eğiliminiz yoksa, bilinçaltınız bunu yapmanıza izin vermez.
Hipnozda sizin yapmak istediğiniz, ama bilinçli düzeyde bazı nedenlerle bir türlü gerçekleştiremediğiniz şeylere yönelik telkinler ile onları yapmanız sağlanabilir.
Kısaca hipnozun işe yarayabilmesi için telkin verilen konularla ilgili olarak sizin de eğiliminizin olması gerekmektedir.

“Hipnoz Kontrolsüzlük Değildir”

Hipnoz ile ilgili yaşanan korkulardan biri de “Acaba kontrolümü kaybeder miyim?”korkusudur. Gerçekte Hipnoz olma süreci boyunca, kontrol hipnotistin eline hiç geçmemektedir.
Aslında hipnoz yapılmaz, hipnoz olunur. Yani bir hipnoz seansı sırasında hipnotist, sizi hipnoz etmez, siz hipnoza girersiniz. Hipnotist nasıl hipnoz olacağınızı size gösterir ve önderlik eder. Hipnoz olabilmeniz için size ışık tutar ve yardımcı olur. Dolayısı ile hipnozun başarısı sizin kendi elinizdedir.
Bu nedenle kontrolü kaybetmek diye bir şey söz konusu değildir. İnsanlar bu gerçekliğin farkında olmadıklarından, sadece anlatılan ve zaman zaman efsaneleşen hipnoz hikayelerinden yola çıkarak, bir birlerini doldururlar ve hipnoza karşı korkuyla karışık bir tepkinin oluşmasına neden olurlar.
İlginç olansa; insanların hipnoz sırasında günlük yaşantılarında olduklarından daha çok kontrol sahibi olmalarıdır. Çünkü günlük hayatta o kadar çok kontrolü kaybederiz ki, ne yaşadığımızın da farkında değilizdir.
Sabah erkenden uyandığınızda, halen uykunun sersemliği üstünüzdeyken, size söylenen şeylerin ve yaptıklarınızın tam olarak farkında dahi değilsinizdir. Sadece alışkanlık gereği yapmanız gerekenleri yaparsınız. Bir işe odaklanmaya çalıştığınızda, zihniniz bambaşka konulara dağılır ve kimi zaman toparlamakta güçlük çekersiniz. Birçok insan “dalgınlığıma gelmiş” ifadesini kullanır. Aslında dalgınlığın yaşandığı o anlarda kişinin kontrolü zayıflamıştır.
Bazen masanızın üzerinde bir şey ararsınız ve tam gözünüzün önünde olduğu halde, onu göremezsiniz. Ve sonra orada, tam önünüzde durduğunu fark ettiğinizde, daha önce nasıl olup da görememiş olmanıza, şaşırır kalırsınız.
İşte bu ve benzeri durumları gün içerisinde o kadar çok yaşarsınız ki, kontrolün sizde olduğunu sandığınız birçok anda, aslında kontrol dış etkenlerin eline geçmiştir.
Aslında hipnoz sırasında normal bilinç düzeyinden daha fazla kontrol sizdedir. Çünkü bilinçli olarak ve kendi isteğinizle bilinçaltına inersiniz. Günlük hayatta ise istemediğiniz anlarda kontrol dışında bu durumu yaşarsınız.
Günlük hayatınızın keşmekeşi içinde defalarca hipnoza benzer durumlar yaşarsınız. Bu anlarda düşünmek istemediğiniz, oraya takılmak istemediğiniz, bilinçli düzeye yaptığınız işe odaklanmak istediğiniz halde, bunu başaramadığınız için kontrol sizde değildir. Ama hipnozda bu enerji durumu kendi tercihiniz olduğu için kontrol sizin elinizdedir. Yani bir anlamda hipnoz, yaşantınızın kontrolünü ele geçirebilme gücüdür.

“Hipnoz Zayıflık Değildir”

Bazı insanlarda hipnoza giren kişilerin zeka seviyelerinin çok yüksek olmadığı, başkaları tarafından kolaylıkla idare edilebilen insanlar olduğuna dair bir önyargı vardır.
Aksine hipnoz; zeki insanların ve konsantre olma gücü yüksek insanların daha hızlı ve kolay girebildiği bir zihinsel durumdur.
Örneğin akıl hastalığı olan insanlarda hipnoz kullanılamaz, çünkü bu sorunlara sahip insanların hipnoz olması ya çok zordur, ya da imkansızdır.
Aslında neden böyle olduğunu çok basit bir mantık yürüterek kolaylıkla bulabilirsiniz.
Hipnoz olabilmek için gerekli en temel şart; iyi bir konsantrasyon gücü, yani verilen talimatları takip etme yeteneğinin olmasıdır. Bunu sağlayabiliyorsanız, hipnoz da olabilirsiniz demektir.
Konsantrasyon gücünüzü değerlendirirken de, sevmediğiniz, ilgi duymadığınız şeyleri yaparken yaşadığınız durumu düşünmemelisiniz. Çünkü bu durumlarda dikkatinizin çabuk dağılmasına neden olan şey, konsantrasyonunuzun zayıf olması değil, o eyleme karşı yeterli ilgi ve istek duymamanızdır. Konsantrasyon gücünüzü en iyi, yapmayı sevdiğiniz şeylere ne kadar uzun süre odaklanabildiğinizi düşünerek değerlendirebilirsiniz.
Tabii ki buradan; hipnoza girmekte başlangıçta zorluk yaşayan insanların zeki olmadığı gibi bir anlam çıkarmak doğru olmayacaktır. Ciddi dikkat problemi olan insanlar da, hipnoza zor girebilirler. Bu insanlar, dikkat konusunda kendilerini geliştirmeyi başarırlarsa, onlarda rahatlıkla hipnoz olabilirler. Ya da hipnozdan korkan ve olmamak için elinden geleni yapan insanlarda giremezler. Onlarda bu önyargılarını aştıkları zaman, rahatlıkla hipnoz olabilirler.
Tüm bunlardan şu ortaya çıkmaktadır ki; hipnoz olmak bir zayıflık değildir, aksine bir güçtür. Kendini kontrol edebilmenin, bilinçaltını gelişi güzel değil de, kendi kontrolünde organize edebilmenin gücüdür.
Şöyle düşünün; her gün belli saatte uyuyup, belli saatte uyanmak istiyorsunuz ve bunu bir türlü başaramıyorsunuz. Bunu yapabilmek için hipnoza başvuruyorsunuz ve istediğiniz sonuçları elde ediyorsunuz. Sizce bu sizi güçlü mü yapar, güçsüz mü?
Eğer siz; bilinçli düzeyde istediklerinizi başarmanı sağlayan, engelleri ortadan kaldıran her hangi bir şeye sahipseniz, bu sizi bırakın zayıf kılmayı, çok daha güçlü kılacaktır. Bu yüzden hipnoz durumuna kendisini bırakabilenler oldukça şanslı ve güçlü insanlardır.

“Hipnozda Uyanamamak Gibi Bir Durum Söz Konusu Değildir.”

Hipnoz literatüründe transa girip de, uyanmayan bir vakaya daha rastlanmış değildir. En ciddi vaka; 24 saat hipnozda kalıp, 24 saat sonra kendiliğinden hipnozdan çıkmıştır.
Başta da belirttiğimiz gibi; hipnoz bir uyku durumu değildir, dolayısıyla hiç uyanmama gibi bir olasılık da yoktur.
Bazen hipnoza girmiş insanların trans durumundan çıkmak istemediklerine şahit olduğumuz durumlar oldu. Bunun birçok nedeni vardır. Örneğin; hipnozda bulunduğu ortam ona çok güzel ve vazgeçmek istemediği bir ortam olarak gözükebilir. Bu durumda geri gelmek istemeyebilir. Ya da geçmişe yönelik yapılan yolculuklarda bir anıyı o kadar canlı hisseder ve yaşar ki, bırakmak istemez. Ya da kendini günlük yaşantısında aciz ve güçsüz hissediyordur, bu nedenle bu dünyanın acımasız ve zor olduğunu düşünebilir ve bilinçaltında gittiği yerden gelmek istemeyebilir.
Genellikle bilinçaltı problemlerle artık baş edemeyen ve hayat mücadelesinde çok yorulmuş insanlar bu ve benzeri tepkiler gösterirler. Problemin ne olduğu önemli değildir Önemli olan; kişinin bu durumdan nasıl çıkacağını bilinçaltının zaten biliyor olmasıdır.
Hipnoz olan kişinin bilinçaltına sorduğunuzda, size zaten nasıl çıkacağının ipucunu verecektir. Hatırlayın ki, bilinçaltınız siz ister trans halinde olun, ister olmayın 24 saat hiç aralıksız sizi korumaya devam eder. Sürekli trans halinde kalmak ve geri gelmemek uzun vadede zarar verici olduğundan, bilinçaltınız bunun gerçekleşmesine izin vermez.

“Herkes Hipnoz Olabilir mi?”

Bazı akıl hastaları hariç, herkes hipnoz olabilir. Yani hipnoz olmasının önünde zihinsel bir engel yoksa, herkes hipnoz olacak yapıya sahiptir. Ama şöyle sorulacak olursa; “Herkes aynı sürede ya da aynı metotlarla hipnoz olabilir mi?” Bunun cevabı aynı olmayacaktır. Herkes hipnoz olabilir, ama herkesin hipnoza girme süresi farklıdır.
Toplumun yüzde 10’luk bir kesimi vardır ki; bunlar birkaç saniye gibi kısa sürelerde derin transa girebilmektedirler.
Ayrıca herkesin transa girebilme derinliği de bir birinden farklıdır. Yani transa girmenin süresi, derinliği, yöntemleri ve trans deneyimleri kişiden kişiye değişir. Belli olan ve güzel olan bir yan ise; herkesin transa girebilmesi ve hipnoz olabilme yetisine sahip olmasıdır. İlk deneyimlerinde derin transa ulaşamayan insanlar bile, derin transa girmeyi öğrenebilir ve bu deneyimi yaşayabilir. Kaldı ki, telkinlerin işlevsel olabilmesi için orta trans düzeyi de, yeterli bir düzeydir.

 

Ailevi – iş ve Ruhsal Sıkıntılarınızda 

7/24 Bana Ulaşabilirsiniz.. 

iletişim Bilgilerim için Tıklayınız..

hipnoznedir

hipnoz nasıl yapılır, hipnoz teknikleri, hipnoz, hipnoz nedir, hipnoz yapma, hipnoz nasıl yapılır öğren, kendi kendine hipnoz nasıl yapılır, hipnoz nasıl yapılır teknikleri, hipnoz teknikleri, hipnoz ile yapılanlar, hipnoz nerede kullanılır, antalya, istanbul, ankara, izmir, hipnoz ile yapılan, hipnoz hangi hastalıklarda kullanılır, hipnoz daveti nedir, hipnoz kim yapar, ilinde hipnoz yapan, ilçesinde hipnoz yapan,

Arama Motorlarında Arananlar:

  • hipnoz buyu nasil yapilir (1)

Hakkında havasdua

ilginizi çekebilir

Cin ve Şeytandan Korunma

Günümüz de cin musallatı büyü sihr tılsım yolu ile görülse de bazen istemeden de olsa …